ÇAYKUR’UN
ÜRETİCİYE
DEVRİ İÇİN BİR MODEL ÖNERİSİ
ALİ RIZA
SAKLI
(Bu araştırma,
16-17-18 Kasım 2006
tarihleri arasında düzenlenen 1. Rize Sempozyumu’na sunulan
bildiridir.)
Düzenleme
ve denetim işlevini önde tutan bir anlayışla, devletin bizzat
işletmecilik yapmaması
görüşü yaygınlık kazanmaktadır. Bu
görüşün sonucu olarak, 9. Kalkınma
Plânı’nda
devletin, plân dönemi sonunda, çay
sektöründen çekilmesi
öngörülmüştür.
Özel sektör ile birlikte aynı piyasada faaliyet sürdürmekte olan Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün (Çaykur), Plân dönemi sonunda devletin elinden çıkması ile birlikte, nasıl bir yapının ortaya çıkacağı merak ve endişe konusudur. Çay sektöründeki mevcut özel girişim uygulamalarının, üreticiye yaş çay bedeli ödemede yeterli bir başarı gösterememesi, Çaykur’un özel sektöre devrinden başka arayışların öne çıkmasına yol açmaktadır.
Bu çalışmada,
Çaykur markası altında mevcut 110.000 ton kuru çay
pazarlama
potansiyeline
dayanılarak, üreticiyi esas alan ve onun kuru çay
üretimi, paketlemesi
ve
pazarlamasından gelir elde etmesini öngören bir modelle,
Çaykur’un
üreticiye
devredilmesi öngörülmektedir.
Önerilen modelde, Çaykur’un üreticiye devri için “beş temel ilke” belirlenerek, üreticinin sahipliği ve mutlak denetimi sağlanmaya çalışılırken, öte yandan mevcut üretici işletmeleri ve birliklerin olumlu ve olumsuz tecrübelerinden yararlanılmaktadır.
En önemli
örnek model olarak, üreticinin sahibi olduğu Kenya’nın KTDA
Ltd.
şirketi ele
alınmakta ve bu üretici şirketinin bazı uygulamaları, Türkiye
şartlarına göre
yeni modele uyumlaştırılmaya çalışılmaktadır.
Yeni modelde, Çaykur’un 46 yaş çay işleme fabrikası birer bağlı ortaklık haline getirilerek hisse devirleri yoluyla üreticiye devredilmektedir. Paketleme ve Pazarlama kısmı ise Çaykur A.Ş. adıyla üretilen çayları paketleyip pazarlamaya devam etmektedir. Çaykur A.Ş., hisseleri, daha sonra üretici şirketlerine devredilmek suretiyle elden çıkarılacaktır.
Yaş Çay İşleme A.Ş.’leri haline gelecek olan eski Çaykur fabrikaları, bir araya gelerek Üretici İşletmeleri Birliği’ni kuracak ve yönetim yetkilerini bu birliğe devredeceklerdir. Bu şekilde yönetimde profesyonelleşme sağlanmış olacaktır.
Sonuç
olarak, Çaykur’un 46 yaş çay işleme fabrikası ile
paketleme ve
pazarlama
birimlerinin üreticiye devredilmesini, bütün bu
işletmelerden sağlanan
kârlılığın, yıl sonlarında ödenecek ikinci yaş çay
bedeli ile üreticiye
aktarılmasını öngören ve çay sektörünün
varlığını başarı ile
sürdürmesini
sağlayan bir model ortaya konulmaktadır.
Anahtar
Sözcükler: Çay,
Çaykur, Üretici, Çaykur’un
Üreticiye Devri
Türkiye’de,
Gürcistan sınırından Trabzon’un Araklı ilçesine kadar olan
bölgede,
birinci
derece üretim alanı olarak çay yetiştirilmektedir.
Çay yetiştirilen
arazi 766,243
dekar olup, bu alanda 202.698 çay ruhsatına sahip aile
tarafından çay
tarımı
yapılmaktadır.
Çay yetiştirilen yörede, çaydan önce mısır, fasulye, karalâhana vb. getirisi az ürünler yetiştirilmekteydi ve bu ürünlerin getirisi yöre insanını geçindirmekten çok uzaktı. Bu sebeple, tropikal bir iklim bitkisi olan çayın, bu subtropikal iklimde yetiştirilmeye başlanmasından önce, yörede geçim çok zordu ve ancak gurbetçilik desteği ile geçinmek mümkündü.
Ulaşılan
sonuç, çay fiyatını yeterince artıramamış ve çay
üreticisine yüksek bir
hayat standardı
sağlayamamıştır.
B.
TÜRK ÇAY SEKTÖRÜNE HAS SORUNLAR
Dünya
çaycılığının küresel çaptaki sorunlarının
yansımasına ek olarak, Türk
çaycılığı
kendine has bazı sorunlarla da karşı karşıyadır.
Dünya çaycılığının,
çay
bahçelerinden 9-12 ay çay ürünü alması
karşısında, Türkiye’de 5-6 ay
gibi kısa
bir çay sezonunun yaşanması, kuru çay maliyetlerini
etkileyen önemli
bir
unsurdur. (2)
Çaylık alanların miras
yoluyla
sürekli bölünerek küçülmesi,
üreticinin yeterli yaş çay geliri elde
etmesini
zorlaştırmaktadır. Buna ödemelerde yaşanan gecikmeler ve
üreticinin
örgütlü
olmayışı da eklenince, çay sektörünün en zayıf
halkası olarak üretici
öne
çıkmaktadır. (3)
Çin
hariç,
bütün büyük çay üreticisi
ülkelerde standart bir uygulama olan, sektörü
verimlilikte ve kârlılıkta yarışa sokan çay borsası gibi
önemli bir
kurum, Türk
çaycılığında mevcut değildir. Çayın sorunlarını üst
düzeyde çözüme
kavuşturacak
bir düzenleyici birim olarak çay kurulunun kurulmamış
olması da,
sektörü,
sorunlarına çözüm arama yeteneğinden mahrum etmiştir.
Bunun sonucunda
verimlilikten
uzaklaşma ve yüksek maliyet olgusu meydana gelmiştir.
Türk
çaycılığının en önemli işletmecilik sorunu olan yüksek
maliyet olgusunu
göstermek üzere, Çaykur’un birim kuru çay
maliyetleri ile dünya
ortalama borsa
fiyatları karşılaştırmalı olarak Tablo I’de
verilmiştir.
Çay
sektörü, yaş çay üreticisinin yetiştirdiği
çay bitkisinin ana
materyalini
oluşturduğu; tarım ve tarıma dayalı sanayi sektöründen
oluşmaktadır.
Çay
sektöründen yararlanan üretici, çalışan ve diğer
çıkar gruplarının
durumu ele
alınarak, sektörün ayakta durabilmesi için temel bir
yaklaşım ortaya
konulmalıdır.
Bu kadar çok sayıda yaş
çay işleme
fabrika ve tesisinin faaliyet dışı kaldığı sektörde, dikkatlerin
faaliyetini
sürdüren fabrikalara yöneltilmesi doğru olacaktır.
2006’da faaliyet
gösteren
172 kadar özel fabrikanın, ayakta kalmaları başarı olmakla
birlikte,
üreticiye
sağladıkları imkânlar bakımından çok iyi bir durumda
oldukları
söylenemez.
Çaykur’un, satın aldığı yaş
çayın
bedelini kısa sürede ödeme başarısı gösterdiği 2005 ve
2006 yıllarında,
özel
sektörün çoğunlukla bir yıldan daha uzun vadelerle yaş
çay bedeli
ödeyebildiği
bilinmektedir. Uzun ödeme vadelerinden kaçınmak isteyen
üreticiye, yaş
çayına
karşılık kuru çay verilmekte ve bu suretle pazarlama
külfeti ona
yıkılmaktadır.
Bunun yanında, yaş çayın kuru çayla değişim oranları da
üreticinin
aleyhine
belirlenmektedir.
B.
ÇAYKUR’UN ÖZELLEŞTİRİLMESİ NE GETİRİR?
Üreticinin, uzun vadeli yaş çay
bedeli ödenmesinden kaçınmak üzere tercih ettiği yaş
çaya karşılık kuru
çay
uygulaması, şu anda sadece özel sektöre sattığı çayı
için sözkonusudur.
Üretici
bakımından, satılan çayın tamamı için aynı uygulamanın
tercih edilmesi,
büyük
bir pazarlama külfeti ve becerisi gerektireceğinden, çay
üreticisinin
ancak çok
küçük bir kısmı tarafından yapılabilir. Bu çok
küçük grubu istisna
sayarsak,
Çaykur’un özelleştirilmesi halinde yaş çaya karşı
kuru çay
uygulamasının fiilen
işlemez hale geleceğini kabul etmek gerekir.
Diğer yandan,
üreticinin uzun yaş
çay bedeli ödeme vadelerine katlanması, çayının
önemli bir kısmı
(takriben %55’i
(10))
için Çaykur’dan peşin para alması sayesinde
mümkün olmaktadır. Çayının
tamamı
için uzun ödeme vadeleri ile karşılaşması halinde, zaten
gelir
düşüklüğü sorunu
yaşayan üreticinin çok olumsuz bir noktaya
sürükleneceği şüphesizdir.
Çaykur’u
özel
sektöre devredecek bir
yaklaşımın, sektörü üreticinin çaycılıktan
vazgeçmesine ve çaylıkların
toplanmamasına kadar varabilecek bir dizi devasa sorunla karşı karşıya
getirebileceği dikkate alınmalıdır.

Tabloda
görüldüğü üzere, Çay İşletmeleri Genel
Müdürlüğü’nün yürüttüğü
çay
işleme ve
pazarlama faaliyetlerinden en düşük aylık geliri üretici
elde
etmektedir.
Üretici bu gelirle 12 ay yaşamak zorunda olduğu halde, elde ettiği
yıllık
geliri, yaş çay toplama sezonu dikkate alınarak çalışılan
4 aya
bölünmüştür.
Buna rağmen, 2005 yılında üreticinin aylık geliri; I sayılı
cetvele
tabi bir
personelin aylık gelirinin 1/6sı, II sayılı cetvele tabi bir
sözleşmelinin
1/4’ü ve bir işçinin aylık gelirinin de yaklaşık 1/5’i
kadardır.
Yaş çay
fiyatı düşüklüğü ve bundan kaynaklanan üretici
geliri yetersizliği,
bütün
dünyada, çay sektörü için en önemli
tehditlerin başında gelmektedir.
1983-1993
yılları arasında, Sri Lanka’da 110.000 dekar çaylık alan, yaş
çay
fiyatlarının
düşüklüğü sebebiyle üretim dışı kalmış ve aynı
dönemde 100 kadar küçük
fabrika
da kapanmıştır. Bu sebeple, üreticinin yeterli yaş çay
geliri elde
etmesini
sağlamak üzere, Sri Lanka’da bir “makul fiyat formülü”
geliştirilmiştir. (12)
Görüldüğü
üzere, çay sektörünün geleceği
üreticinin yeterli gelir elde etmesine
bağlıdır.
Bunu sağlamak üzere, üreticinin kuru çaydan pay
almasını sağlayacak bir
formülle, Çaykur’un üreticiye devredilmesi önemli
bir seçenek olarak
belirmektedir.
Ç. TEMEL
İLKELER
2.
Üreticinin Etkin Yönetimi ve Denetimi
Bu ilkenin
amacı, fabrikaların üretici menfaatinden farklı alanlara
çekilmesinin
önlenmesidir.
5.Üreticinin
Kuru Çay Kârından Pay
Alması
Üreticinin
tarıma dayalı sanayi kuruluşlarının sahibi ve yöneticisi olduğu
örnek
uygulamalar ele alınarak, başarılı bir model için onlardan
yararlanılmalıdır.
Başarı ve başarısızlıklarından yaralanmak üzere, aşağıda
ülkemizden iki
Kenya’dan bir çiftçi kuruluşu ele alınmaktadır.
1.En
yüksek düzeyde saydamlık, hesap verebilirlik ve
dürüstlükle
faaliyetini sürdürmek,
2.Yetenekli
kadroları çekmek, motive ve muhafaza etmek,
3.Bütün
faaliyetlerinde modern teknolojiyi kullanmak ve geliştirmek,
4.Çay
üreticileri ile ve diğer paydaşlarla etkin iletişim kurmak,
5.Performans
temelinde ödüllendirmek ve ödüllendirilmeyi kabul
etmek,
6.Her
zaman en yüksek düzeyde yeterlilik göstermek ve
böylece kaliteli
ürün ve müşteri hizmetleri sağlamak,
7.İşini
çevre dostu bir tarzda, makul ahlaki ölçülerde
yapmak ve sosyal
sorumluluk sahibi olmak,
8.Bütün
ortakların yararına makul kârlar sağlamak üzere işini yerine
getirmek,
9.Mevcut
yasal çerçeve içinde faaliyetini yürütmek.
(32)
Bu
dokuz temel değer, KTDA Ltd.’nin çağdaş yönetim
ilkelerini esas alan ve üretici menfaatlerine odaklı bir anlayışta
olduğunu
göstermektedir. Modern teknolojiyi önde tutmasının yanında,
niteliğe ve
insan
ilişkilerine verdiği değerle de üstün ilke ve değerlere sahip
olduğunu
göstermektedir.
Görüldüğü
üzere, KTDA Ltd. kendisine bağlı yaş çay fabrikalarını
yönetmekle
kalmamakta,
yaş çay alımından kuru çayın pazarlanmasına kadar, her
aşamada etkin
yönetim
faaliyetinin içinde bulunmaktadır. Bu durum, Kenya
çaycılığında kat
edilen
aşamaların, KTDA Ltd.’nin başarısının bir sonucu olduğu
gerçeğini
ortaya koymuş
olmaktadır.
IV. YENİ BİR MODELLE ÇAYKUR’UN ÜRETİCİYE DEVRİ
9. Kalkınma
Plânı’nda öngörüldüğü üzere,
devletin çay sektöründen çekilmesi
sözkonusu
olduğuna göre, onun yerini alacak bir yapısal model oluşturularak
bunun
sağlanması uygun olacaktır.
Gerekli
yasal zemin hazırlanarak, Çaykur bir anonim şirket haline
getirilecek
ve 46 yaş
çay işleme fabrikası birer Yaş Çay İşleme A.Ş.’ye
dönüştürülecektir.
Başlangıçta sözkonusu 46 Yaş Çay İşleme A.Ş.,
Çaykur A.Ş.’nin bağlı
ortaklıkları
olacaktır.
Yaş Çay
İşleme A.Ş.’leri, zaman içerisinde, hisse devri yoluyla
üreticiye
devredileceklerdir. Bu şirketlerin önce %51 hisseleri, sonra da
bütün
hisseleri
üreticiye devredilmiş olacaktır.
Hisse
devrinde, üreticinin kayıtlı olduğu ve yaş çayını sattığı
çay
fabrikasına
hissedar olması ilkesi benimsenecektir. Üreticilerin hisse
oranları,
aktif çay
üretimine devam ediyor olmaları ve yeni üretici işletmesine
çay
satmaları
kaydıyla, sahip oldukları çaylık alan esas alınarak
belirlenecektir.
Hisse
devredilirken, teslim edilen yaş çayın belli bir oranı hisse
bedeli
olarak
tutulacak, bunun yanında (4-5 kat) bedelsiz hisse verilmek suretiyle
devir
hızlandırılacaktır. Kardemir’in devrinde uygulandığı gibi, kuruluşun 1
YTL
temsili bedelle devri, buna karşılık yeni hissedarlardan alınacak hisse
bedellerinin, kurulacak şirketlerin işletme sermayelerini oluşturması
uygun bir
yaklaşım olabilir.
Yaş Çay
İşleme A.Ş.’leri; kendi yönetim kurulları bulunan, ilke olarak
bağımsız
birer
şirket durumunda olacaklardır. Ancak bu şirketler, genel kurul kararı
alarak,
yönetici atama ve görevden alma gibi; yönetimle ilgili
bazı önemli
yetkilerini
Üretici İşletmeleri Birliği’ne devredeceklerdir.
B.
ÇAYKUR A.Ş.
Çaykur’un
bağlı ortaklıklarının hisse devri yoluyla elden çıkmasıyla,
geriye
kalan
paketleme ve pazarlama faaliyetleri, Çaykur A.Ş.’nin faaliyet
alanını
oluşturacaktır. Çaykur A.Ş., Çaykur adı ve markası
altında piyasaya
paketli çay
sunmaya devam edecek ve ihtiyaç duyduğu çayı Yaş
Çay İşleme
A.Ş.’lerinden
alacaktır.
Çaykur
markası ile oluşturulmuş bulunan, yaklaşık 110 bin tonluk kuru
çay
piyasası,
Çaykur A.Ş.’nin bu miktarda kuru çayı Yaş Çay
İşleme A.Ş.’lerinden
alması ile
aynen korunmuş olacaktır. Bu şekilde, Yaş Çay İşleme A.Ş.’leri
pazarlama ve
paketleme sorunu yaşamayacaklar ve güçlü
biçimde varlıklarını
sürdüreceklerdir.
Üreticiler
tarafından seçilecek yönetim kurulu tarafından
yönetilecek olan Üretici
İşletmeleri Birliği, üyesi olan Yaş Çay İşleme A.Ş.’lerinin
kârından
alacağı
yönetim payı ile faaliyetlerini sürdürecektir.
Yaş Çay
İşleme A.Ş.’leri, genel kurul kararı ile Üretici İşletmeleri
Birliği’ne
katılacak, yönetici ve teknik personel ataması gibi konularda
gerekli
yetki
devrini yapacaktır. Genel kurul kararı ile devredilecek yetkiler, yeni
bir
genel kurul kararı olmadan geri alınamayacaktır.
Üretici
İşletmeleri Birliği, Yaş Çay İşleme A.Ş.’lerinin yönetici
ve teknik
personellerini atayacağı gibi, onlara çeşitli bilimsel ve teknik
destekler de
sağlayacaktır. Atanacak yönetici kadro maaş ve haklarını
Üretici
İşletmeleri
Birliği’nden alacaktır. Bu personel için, Yaş Çay İşleme
A.Ş.’lerinin
kârının
belli bir oranı olarak öngörülecek bir ikramiye yıl
sonunda
ödenecektir. Bu
şekilde yönettikleri işletmelere sağlayacakları kârlılıkla
orantılı bir
ikramiye almaları sağlanacağından, yönetici ve teknik personelin
iş
motivasyonu
yüksek olacaktır.
İşletme
yöneticilerinin Üretici İşletmeleri Birliği’nce atanmaları,
her ikisi
de
üretici tarafından seçilen Yaş Çay İşleme A.Ş.
yönetimi ile Üretici
İşletmeleri
Birliği yönetimi arasında, dengeli bir yetki paylaşımı ve ortak
yararın
önde
tutulması anlayışını doğuracaktır.
Yönetim
kurulunca her istenildiğinde görevden alınamayacak fabrika
yönetimi ve
teknik
kadro, bir taraftan işletmede keyfi yönetimin önünü
keseceği gibi diğer
taraftan da profesyonel yönetim anlayışının yerleşmesini
sağlayacaktır.
Kenya’nın
54 fabrika sahibi üretici işletmesi KTDA Ltd. modelinden esinlenen
bu
uygulama ile
halen ülkemizdeki özel sektörün yaşadığı
profesyonel yönetim ve teknik
eleman
sorunu üretici işletmeleri bakımından aşılmış olacaktır.
Ç. YAŞ ÇAY FİYAT
SİSTEMİ
İlke olarak
“yaş çayda ikili fiyat
sistemi”
uygulamasına geçilmelidir. Üretici ve
işleme fabrikaları temsilcilerinin bir araya gelerek yapacakları
sözleşme ile belirlenecek
ilk fiyat; yıl içerisinde ve teslim edilen yaş çaya
göre aylar bazında
yapılacak ödemelere esas olacaktır. Yıl sonlarında sözkonusu
olacak
ikinci
fiyatın oluşumu, üreticinin yaş çayının kalitesi ile
bağlantılı
olacaktır. Özel
sektör ve üretici işletmeleri bakımından, bunun tespiti ve
uygulaması
farklı
olacaktır.
Özel
sektörde, yaş çay fiyatı, yaş çay işleme
fabrikasının borsada sattığı
kuru çay
bedelinin belli bir oranı şeklinde belirlenen, Sri Lanka ve Hindistan
modellerinden yararlanılmalıdır. Sri Lanka’da, bir yaş çay
işleme
fabrikasının
borsada sattığı çayın fiyat ortalamasının %68’i, Hindistan’da
%65’i,
yaş çay
fiyatı ve bedelinin tespitinde kullanılmaktadır. Bu şekilde, özel
sektöre yaş
çay satan üretici, kendi çayının kalitesini de
temsil eden kuru çay
borsa
fiyatına göre fiyat almış olmaktadır. Bu uygulamanın
ülkemizde
yapılabilmesi
için Çay Borsası’nın kurulmuş olması gereklidir.
Üretici
işletmeleri bakımından ikinci fiyat, yaş çay işleme fabrikasının
ürettiği kuru
çaydan elde ettiği gelire ve paketleme-pazarlama faaliyetlerini
yürüten
Çaykur
A.Ş.’den gelecek kâr payına bağlı olacaktır. Ürettiği kuru
çay ve
paketli çay
satışından ortaya çıkacak fabrika performansı veya
kârlılığı, bir yaş
çay
işleme fabrikasının üreticiye yıl sonunda vereceği ikinci fiyatı
belirleyecektir. Yaş çay işleme fabrikasının ürettiği kuru
çayın
kalitesinde,
yaş çayın kalitesi belirleyici olduğundan, verilecek ikinci
fiyat ve
yapılacak
ödeme bir yönüyle üreticinin teslim ettiği yaş
çayın kalite karşılığı
olacaktır. Kenya’nın büyük üretici şirketi olan KTDA
Ltd.’de başarılı
bir
şekilde uygulanan ikili fiyat sistemi, yaş çayın kalitesi ile
üretici
gelirini
ilişkilendiren önemli bir uygulamadır.
Üretici
işletmelerinde yıl sonlarında verilecek ikinci fiyat ve yapılacak
ödeme,
üretici yaş çay işleme fabrikasının performansını
göstereceğinden, bu
fabrikaların başarılı bir şekilde yönetilip yönetilmedikleri
konusunda
üreticiye temel bir veri oluşturacaktır. Ancak, yaş çay
işleme
fabrikaları
yöneticileri, başarı sağlayıp yeniden seçilmek için
yüksek ikinci fiyat
belirlemeye yönelebileceklerinden, fabrikaların kârlılık
durumlarının
tespiti
ve ödeyebilecekleri ikinci yaş çay bedeli konusunda
tarafsız birimlerin
hesaplamalarından yararlanılmalıdır.
D. GERÇEKLEŞME AŞAMALARI
Çaykur’un
üreticiye devri; aşama aşama ilerleyerek ve oluşacak sosyal
riskleri
asgariye
indirilerek üç aşamada gerçekleştirilecektir.
Sistemin son şeklini
alması,
toplam 8 yıl gibi uzun bir zaman alabilecektir. Bunun bir nedeni,
oluşacak
riskleri yönetmeyi kolaylaştırmak, diğeri ise Çaykur’u
devralırken
ödemesi
gereken sembolik bedellerde bile zorlanabilecek düşük gelirli
üreticiyi
zora
sokmamaktır.
Birinci
Aşama: Yasal Zeminin
Hazırlanması ve Uygulamaya Geçiş
İki yılda tamamlanması düşünülen birinci aşamada; Çaykur’un üreticiye devri için gerekli yasal zemin oluşturulacaktır. Yasal zeminin hazırlanması ile birlikte uygulamaya geçilecek ve hisse devirleri başlatılacaktır. Bu aşamada şu faaliyetler yapılac
Gerekli mevzuat
düzenlemeleri:
İkinci
Aşama: Yaş Çay İşleme
Fabrikalarının Devri ve Üretici İşletmeleri Birliği’nin
Kurulması
Üç
yılda tamamlanması düşünülen ikinci aşamada;
Çaykur’un bağlı ortaklıkları durumunda olan Yaş Çay
İşleme A.Ş.’lerinin
üreticiye devri tamamlanmış olacaktır. Bu işletmelerin üst
yönetim
organı
olarak Üretici İşletmeleri Birliği kurulacak ve gerekli yetki
devirleri
ile
yönetim görevlerini üstlenecektir. Bu aşamada şu
faaliyetler
yapılacaktır:
Gerekli
mevzuat düzenlemeleri:
- Bu
aşamada öngörülen bir mevzuat düzenlemesi yoktur.
Uygulama esnasında oluşacak durumlara göre ve çıkacak
sorunlara göre
gerekli
değişiklikler yapılabilecektir.
Üçüncü
Aşama: Çaykur A.Ş.’nin
Devredilmesi
Üç yılda tamamlanması düşünülen bu aşamada, Çaykur markası altında kuru çay paketleme ve pazarlama faaliyetleri yapmakta olan Çaykur A.Ş. hisseleri üretici işletmelerine devredilecektir. Bu aşamada şu faaliyetler yapılacaktır:
- Çaykur A.Ş.
hisselerinin, daha önce oluşturulan üretici Yaş Çay
İşleme A.Ş.’lerine
devri
için gerekli yasal zemin oluşturulacaktır.
Çaykur’un
üreticiye devredilmesini sağlayan modelin yaş çay, kuru
çay ve paketli
çay
piyasaları bakımından işleyişi aşağıda ele alınmıştır.
1.Yaş
Çay Piyasası
Yaş çay
piyasasında “ikili fiyat sistemi” sözkonusu olacaktır. Yıl
içinde
ödenecek ilk
yaş çay fiyatı, üretici ile Yaş Çay İşleme A.Ş.’leri
ve özel sektör yaş
çay
işleme fabrikaları arasında yapılacak görüşmeler sonucu
imzalanarak
sözleşme
ile belirlenecektir. Bu şekilde, devletin çay
sektöründen tamamen
çekilmesinin
bir sonucu olarak, yaş çayda taban fiyat politikasının yerini
“sözleşme
modeli”
almış olacaktır.
Yaş Çay
İşleme A.Ş.’leri üreticiden satın aldıkları yaş çaylara
karşılık, yıl
içerisinde ve aylık teslim edilen ürün bazında,
sözleşme modeli ile
belirlenen
fiyat üzerinden bir bedel ödemesi yapacaklardır.
Yıl sonunda
ise, fabrika performansına göre ikinci bir yaş çay bedeli
ödemesi
sözkonusu
olacaktır. Ürettiği çayı kaliteli olan ve daha yüksek
gelir sağlayan
yaş çay
işleme fabrikaları daha yüksek yıl sonu ödemesi
yapabileceklerdir. Bu
şekilde
bir yandan üreticinin kaliteli yaş çay toplayarak gelirini
artırma
imkânı
doğacak, diğer yandan da fabrika yönetimleri, daha yüksek
ödemeler
yaparak
başarılı olmak için gerekli tedbirleri alacaklardır.
Paketleme
ve pazarlama faaliyetleri sonucu oluşacak kârlılık, üretici
işletmelerinin
ürettikleri kuru çaylara Çaykur A.Ş. tarafından daha
yüksek bedeller
ödenmesi
suretiyle üretici işletmelerine aktarılabileceği gibi, yıl sonu
kâr
payı
dağıtımı şeklinde de devredilebilecektir. Sonuçta, paketleme ve
pazarlama katma
değerinden üreticiye önemli bir pay verilmiş olacaktır.
Bu sistemin
en önemli getirisi, yaş çay üreticisini tam anlamıyla
çayın patronu
haline
getirmesi ve gelirini artırması için, onu daha nitelikli yaş
çay
yaprağı
toplamaya yönlendirmesidir. Bu şekilde, Türk
çaycılığındaki kalite
sorununun
aşılması için, gerekli zemin oluşturulmuş olacaktır.
2.Kuru
Çay Piyasası
Yaş
Çay İşleme A.Ş.’leri tarafından üretilen
paketlenmemiş (dökme) kuru çayın paketlenmesi ve
pazarlanması Çaykur
A.Ş.
tarafından ve Çaykur markası altında yapılacaktır. Bu modelde,
Çaykur
A.Ş. ile
Yaş Çay İşleme A.Ş.’leri arasında üretilen kuru
çayların nasıl
alınacağına dair
bir protokol yapılması öngörülmüştür. Ancak
protokolün ayrıntılarına
girilmemiştir. Bunun nedeni, kuru
çay
piyasasının verimlilik, kalite ve kârlılık ilkeleri ile
yönetilir hale
gelebilmesi için Çay Borsası’nın kurulmasına
ihtiyaç olması, bunun ise
konumuzun dışında kalmasıdır.
(35)
Çaykur’un
üreticiye devredilmesi bakımından önemli olan, Yaş Çay
İşleme A.Ş.’leri
tarafından üretilen kuru çayın Çaykur markası
altında paketleme ve
pazarlama
faaliyetlerinin sürmesidir. Bu şekilde, Çaykur markasının
110 bin ton
civarındaki kuru çay pazarlama potansiyeli sayesinde,
üretici
işletmeleri
pazarlama ve paketleme sorunu yaşamayacaklardır. Aynı zamanda,
Çaykur
markası
altında pazarlanan çayların üretimi artık Yaş Çay
İşleme A.Ş.’leri
tarafından
yapılmakta olduğundan, tüketicinin istediği damak tadı ve
kalitenin
devam
ettirilmesi de mümkün olacaktır.
Hem
tüketicinin arzuladığı kalite ve damak tadının kesintiye uğramadan
Çaykur
markası altında piyasada bulundurulması, hem de kalitenin
geliştirilmesi ve
verimliliğin artırılması nasıl mümkün olabilir? Kuru
çaydaki kalite
sorununun
aşılması ve işletmelerde verimliliğin geliştirilmesi için,
Çaykur
A.Ş.’nin, ihtiyacı
olan kuru çayı, Yaş Çay İşleme A.Ş.’lerinden Çay
Borsası aracılığı ile
satın
alması gereklidir. Bunun anlamı, kaliteli kuru çaya daha
yüksek fiyat
verecek
bir mekanizmaya ihtiyaç duyulmasıdır. Bunu sağlayan ve Sri
Lanka,
Hindistan ve
Kenya gibi büyük çay üreticisi ülkelerde
uzun yıllardır mevcut olan en
iyi
sistem Çay Borsası’dır.
Sektördeki
yapılanma gecikir ve Çay Borsası oluşturulamazsa, Çaykur
A.Ş. ile
Üretici
İşletmeleri Birliği ve Yaş Çay İşleme A.Ş.’leri arasında,
belirlenecek
(sulu
ekstrakt değeri gibi) nesnel ölçütlerle kuru
çayların kalitesine göre
fiyatlandırılması uygulamasına geçilebilir.
Diğer
taraftan, üreticiye devredilen Yaş Çay İşleme A.Ş.’leri,
paketleme ve
pazarlama
için gerekli uzmanlığa sahip olmadıklarından, bu faaliyetlere
kendilerinin
girişmesi halinde büyük risklerle karşılaşabileceklerdir.
Çaylarını
Çaykur
markası altında Çaykur A.Ş. kanalı ile paketleyip pazarlamaları,
onları
bu
risklerden koruyacağı gibi, üreticiye yaş çay bedeli
ödeyebilmeleri
için ve
gerekli işletme sermayesi temini için de finansman sağlamış
olacaktır.
Özel
sektör
tarafından kurulan paketleme tesislerinin hemen tamamının çay
üretilen
yöre
dışında kurulmaları, çaydaki katma değerin bu önemli
kısmının çaycılık
yöresi
dışına kaçması sonucunu doğurabilir. Hâlbuki bu yöre
ekonomisini ayakta
tutabilmek için, çayla ilgili bütün
faaliyetlerin yörede
gerçekleştirilmesi
önemlidir. Bunu temin amacıyla, İstanbul ve Ankara Paketleme
Fabrikalarının
zaman içinde Rize’ye nakledilerek 100. Yıl Çay Paketleme
Fabrikası ile
birleştirilmeleri gerekecektir. Bu şekilde, hiç olmazsa,
üretici
işletmeleri
tarafından üretilen kuru çayların paketlemesi çay
yöresinde
gerçekleşmiş olacak
ve çay paketleme katma değerinin önemli bir kısmı
yörede kalacaktır.
F.
MODELİN SAĞLADIĞI ÇÖZÜMLER
Çaykur’un
üreticiye devredilmesini öngören bu modelin, çay
sektörüne katkısını
test
edebilmek için, sağlayacağı çözümleri ele almak
gerekmektedir. Ortaya
konulması
gerekenler, sadece mevcut sorunlara makul çözümler
bulunması değildir.
Modelin
yapısından kaynaklanan veya uygulamasında ortaya çıkabilecek
sorunlara
da,
model içerisinde uygun çözümler bulunabilmelidir.
Çaykur’un
üreticiye devredilmesini öngören modelin şu
çözümleri sağlaması
beklenebilir:
1.
Çay Sektörünün Varlığını Devam
Ettirmesi: Bugün çaydaki özel sektörün,
Çaykur’un sektördeki
başarılı
faaliyetleri sayesinde ayakta kalabildiğini söylemek
mümkündür.
Üreticinin
çayının önemli bir kısmını Çaykur’a satıp bedelini
zamanında
alabilmesi, özel
sektöre sattığı çayın bedeli için uzun vadeli
ödemelere katlanmasını
sağlamaktadır. Sektörün tamamının uzun ödeme vadeleri
ile yaş çay
almaya
başlaması veya yaş çaya karşılık kuru çay verme
politikasına girmesi,
çay
sektörünün varlığını tehdit edebilecektir. Bu sebeple,
Çaykur’un etkin
işleyen
bir modelle üreticiye devredilmesi, çay
sektörünün varlığını devam
ettirmesini
sağlayacaktır.
2.
Üreticinin Yeterli Gelir Elde
Etmesinin Sağlanması:
Yeni model sayesinde, üreticiye sadece yaş çay bedeli
ödenmekle
kalınmamakta,
aynı zamanda kuru çay ve paketli çay üretiminden ve
pazarlanmasından
oluşan
katma değerlerden de pay verilmektedir. Hatta, pay verilmekle
kalınmamakta, bu
modelle, kuru çay üretimi, paketlemesi ve pazarlaması
faaliyetlerinden
doğan
katma değerin, gerekli masraflar çıkarıldıktan sonra
bütünüyle
üreticiye
aktarılması sağlanmaktadır. Bu şekilde üretici, çay
sektörünün tam
anlamıyla
patronu haline gelmektedir.
3. Nitelikli Yaş
Çay ve
Kuru Çay Sorununun
Çözülmesi: Üretilen kuru çayın
kalitesine göre fiyatlandırılmasını
sağlayacak Çay Borsası veya benzeri bir uygulama, yüksek
kalitedeki
çaydan daha
yüksek kazanç elde edilmesini sağlayacaktır. Kaliteli kuru
çay
satışından
geliri artan Yaş Çay İşleme A.Ş.’leri, üreticiye daha
yüksek yıl sonu
ödemesi
yapacaklardır. Yüksek kalitede kuru çay üretiminin en
önemli unsuru
yüksek
kalitede yaş çay olduğundan, kuru çayın kalitesini
artırmak isteyen
üretici yaş
çayın niteliğini artıracaktır. Üretici işletmeleri ise, bir
yandan
üreticiyi
daha nitelikli yaş çay teslim etmeye yönlendirirken, diğer
yandan
nitelikli
üretimle kuru çay ürünlerinin kalitesini
geliştirmeye çalışacaklardır.
4. Sektörün
Verimlilik
Esasına Göre Çalışır
Hale Getirilmesi: Yaş Çay İşleme A.Ş.’leri yönetim
kurullarının,
üreticiye
ödeyecekleri yıl sonu yaş çay bedeli ile başarılı yahut
başarısız
sayılmaları,
Üretici İşletmeleri Birliği’nce sağlanacak yönetici ve teknik
elemanların da
işletme kârlılığına göre ikramiye almaları, işletmeleri
verimliliğe ve
performansa odaklı hale getirecektir. Daha yüksek getiri
sağlamanın iki
yolu
vardır; biri kuru çay kalitesini geliştirerek çıkan
ürünü daha yüksek
fiyata
satmaktır. Diğeri ise, işgücü ve malzeme verimliliğini
artırarak, daha
az
maliyetle işletme faaliyetlerini yürütmektir. Bu ilkelerle
yönlendirilen çay
sektöründe verimliliğin artacağı şüphesizdir.
5.
İşgücü Verimliliğinin
Artırılması:
Üreticiye
devredilecek fabrikaların, devir öncesinde aşırı istihdam
bakımından
iyileştirilmeleri sağlanacağı gibi, artık kamuda çalışma mantığı
ortadan
kalkacağından, işgücü verimliliği büyük
ölçüde artırılabilecektir.
Çalışanların
işletmelere ortak yapılmaması, kamuda çalışma mantığının kılık
değiştirerek
devam etmesini önleyecektir. Böylece çalışanların
yönetim ve seçim gibi
sorunları olmayacak, işlerine odaklanmaları sayesinde daha verimli
çalışmalarının yolu açılacaktır.
6.
Yönetimde Profesyonelleşmenin Sağlanması: Yaş Çay İşleme A.Ş.
yöneticilerinin
merkezden Üretici İşletmeleri Birliği tarafından atanmaları ve
yönettikleri
işletmenin karlılık durumuna göre ikramiye almaları,
yönetimde
profesyonelleşmeyi sağlayacaktır. Yaş Çay İşleme A.Ş.
yönetim
kurullarının
işletme yöneticilerini görevden alma yetkilerinin olmaması,
bireysel
isteklerle
istikrarın ve kurumsallaşmanın önlendiği benzeri üretici
işletmelerinden temel
bir farklılık ortaya koymaktadır.
7. Düşük
Maliyetle Çay
Üretiminin
Sağlanması: Ülkemizde
kuru çay maliyetlerinin yüksek olmasına yol açan,
kısa bir çay
sezonunun
yaşanması ve yüksek işgücü maliyeti gibi müzmin
sayılabilecek
sebeplerin
yanında, işgücü ve malzeme verimliliğinin artırılması
suretiyle de
maliyetlerin
düşürülmesi mümkündür. Maliyetlerin
düşürülmesi hedefi, yılın 12 ayında
çay
yetiştirebilen ülkelerle birebir baş etmek için değil,
sektörün daha
düşük
gümrük duvarları ile de yaşayabilmesini temin etmeyi
hedeflemelidir.
Üreticiye
sağlanan ve kuru çay maliyetine girmeyen doğrudan gelir desteği
gibi
uygulamaların yanında, üretici gelirinde yaş çaydan kuru ve
paketli
çaylara
doğru açılım sağlanması, temel girdilerden kaynaklanan maliyet
artışlarını
önleyebilecektir.
8. Çay
Paketlemesinin Çay
Yöresinde
Kalmasının Sağlanması:
Özel
kesim paketleme
fabrikalarının çay yöresi dışında kurulmuş olması,
Çaykur’un üreticiye devredilmesiyle Çaykur
paketlemesi için böyle bir
kapının
kapanması anlamına gelmektedir. Buna İstanbul ve Ankara Paketleme
Fabrikalarının çay yöresine taşınmasını da ekleyince,
paketleme gibi
çayın en
önemli katma değer faaliyetinin belli bir oranda çay
yöresinde
kalmasının
sağlanacağı anlaşılır.
9. Üretici Yaş
Çay
İşletmelerinin
Yaş Çay Bedeli Ödeme Gücü Bulunması: Çaykur markası ile
oluşmuş bulunan kuru çay pazarının,
Çaykur A.Ş. paketleme ve pazarlama faaliyetleri ile üretici
şirketlerinin
çayını pazarlamaya devam etmesi, onlara yaş çay bedeli
ödemeleri için
gerekli
işletme sermayesini sağlayacaktır. Bu suretle, oluşacak olan Yaş
Çay
İşletme
A.Ş.’leri daha işin başında yaş çay bedeli ödeme sorunu
yaşamayacak
şekilde
yapılandırılabileceklerdir.
10. Oluşacak
Üretici
İşletmelerinin
Üretici Yararına Odaklı Olması:
Oluşacak Yaş Çay İşleme
A.Ş.’leri, üreticiye yüksek yaş çay
bedeli ve yıl sonu ödemesi yaptıkları oranda başarılı
sayılacaklardır.
Başarılı
olmak, bu işletme yönetim kurullarının yeniden seçilmeleri
için temel
bir şart
haline gelecektir. Bu durum, bu işletmeleri üretici yararına
odaklı
hale
getirecektir. Kuru çay ve paketli çay faaliyetlerinden
oluşacak
gelirler de sonuçta
üreticiye gideceğinden, böylece bütün sistemin
üretici odaklı hale
geleceğini
söylemek yanlış olmayacaktır.
11. Üreticinin Yaş
Çay
İşleme
A.Ş.’lerini Kolayca Denetleyebilmesi: Üreticinin sahibi
olacağı şirketlerin çeşitli hizip, grup
ve kliklerin eline geçmemesi, üretici tarafından etkin
biçimde
denetlenebilmelerine bağlıdır. Yönetimin fiilen bir azınlık
tarafından
yerine
getirilmesi zorunluluğu, büyük kitlenin menfaatlerine uygun
hareket
edilmesinin
nasıl sağlanacağı ve denetleneceği sorusunu ortaya getirmektedir. Bu
modelde,
geniş üretici kitlelerine, şirketlerini kolayca
denetleyebilecekleri
bir
anahtar verilmektedir. Bu anahtar, yıl sonunda fabrika performansına
göre
yapılacak ödemelerdir. Yıl sonu ödemesi yüksek olan bir
fabrika iyi
yönetilmiş,
düşük olan ise kötü yönetilmiş demektir.
SONUÇ
Türkiye’de
çaycılığın varlığını devam ettirmesi, başka bir tarım
ürününü aynı
ölçekte
yetiştirmenin imkânsız olduğu bir yörede tarımsal hayatın
ortadan
kalkmaması,
ancak çay üreticisinin yeterli gelir elde etmesi ile
mümkündür. Çay
üreticisinin gelirinin artırılması, ancak çok özel
bazı yapıların
ortaya
konulması sayesinde mümkün olabilir.
Mevcut özel
sektörün, üreticinin yaş çay bedeli alacaklarını
“faizsiz kredi” gibi
kullanarak; borçlarını uzun vadelerde ödedikleri
düşünülürse, Çaykur’un
özelleştirilmesinin üretici gelirinin azalması
yönünde etkide
bulunacağını
varsaymak mümkündür.
Üretici
gelirinin artırılması, ancak ona kuru çay ve paketli çay
gelirinden
kaynak
sağlayan, hatta tabiri caizse, çayın bütün gelirini
üreticiye transfer
eden bir
modelle ortaya konulabilir. Bunun için Çaykur’un yaş
çay işleme
birimlerinin
yanında paketleme ve pazarlama birimlerinin de üreticiye
devredilmesi
gereklidir.
Kuru çay
ve
paketli çay gelirlerini üreticiye transfer etmekle
kalmayan, Çaykur’un
üreticinin mutlak sahipliğinde ve etkin denetiminde kalmasını
sağlayan
ve
hisselerin belli ellerde çoğalmasını önleyen bir model
geliştirilmiş
bulunmaktadır.
Yeni modelde,
çay işleme ve paketleme faaliyetlerinin üreticinin
gözetim ve
denetiminden
çıkmaması, üretici menfaatlerini önceleyen bir
anlayıştan uzaklaşmaması
için
gerekli tedbirler öngörülmüştür. Bu
tedbirlerin başında, üreticinin
elde
edeceği yıl sonu geliri ile sahibi olduğu fabrikanın performansı
hakkında fikir
sahibi olması gibi, onun fabrikasını denetlemesini müthiş derecede
kolaylaştıran bir uygulama gelmektedir.
Üreticiyi
güçlendirerek çay sektörünün
varlığını sürdürmesini sağlayacak yeni
modelin
uygulamaya konulması, sekiz yıl gibi uzun bir döneme yayılarak
gerçekleştirilmeli
ve bu şekilde ortaya çıkabilecek aksaklıkların düzeltilmesi
için fırsat
oluşturulabilmelidir.