|
Çay’da
ki Pestisit
Kalıntılarının Düzeyini İmalat İşlemi Nasıl Etkiler Chrita
Sood, Shivani Jaggi, Vipin Kumar, SD Ravindranath
ve Adarsh Shanker
Yüksek Bölge
Çay Bilimi Şubesi, Himalaya Biyokaynak
Teknoloji Enstitüsü, Palampur – 176061, 2004
/ Hindistan Hem tedavi
edici hem de keyif verici özelliklerinden dolayı çay
tüketimi (hem yeşil hem
de siyah) dünyada yaygındır. Çoğu insan kalıcı pestisit
kalıntılarının çay
üretiminde istenilmese de ortaya çıkabileceğinden ve
böylece çay infüzyonlarına
geçe bileceklerinden habersizdir. Bu çalışmanın amacı,
çay (Camellia sinensis)
ocaklarına püskürtülmüş pestisitlerin akıbeti
üzerine orthodox siyah çay ve
yeşil çay imalat proseslerinin etkisini incelemektir. Çay
imalat proseslerinin
bu iki farklı tipinde dimethoate, quinalphos, dicofol ve
deltamethrin’in
kalıntılarının sonuçları karşılaştırıldı. İmalat prosesi siyah
çay için;
yaprak hasadı, soldurma, kıvırma, fermantasyon ve kurutmayı , yeşil
çay içinde; yaprak hasadı,
mikrodalga ısıtma,
kıvırma ve kurutmayı kapsıyordu. Farklı pestisitler için kalıntı
düzeylerindeki
azalma farklı iken her iki proseste, bitkisel materyalin kurutulmuş
ürünü
içinde benzer faktör yoğunluğuyla sonuçlanmıştır.
Siyah çayda, pestisit
kalıntılarında en büyük kayıplar soldurma ve dehidratasyon’da (susuzlaştırma) oluşurken, yeşil çay
imalat
prosesinde ilk mikrodalga ısıtma ve dehidratasyon sonucunda oluştu.
Siyah çayda
ki kıvırma ve fermantasyon basamaklarının sonucunda kalıntı
düzeylerindeki
azalma önemli değildi. Hem yeşil hem de siyah çaylardaki
kalıntı düzeyleri son
kurutma süresince azaldı. Takdim
19.yy
ortalarından başlayarak (Hindistan) Himachal Pradesh’in Kangra
vadisinde Çay
yetiştirilir. Tad ve özel aromaları ile dünyadaki en kaliteli
orthodox siyah ve
yeşil çaylar Kangara çay plantasyonundan üretilmiş
çaylardır. Bu çalışma,
üzerlerine pestisit püskürtülmüş çay
ocaklarına orthodox siyah ve yeşil çay
gibi iki çay imalat prosesinin etkisini karşılaştırma ve
değerlendirmeyi
amaçlar. Siyah ve yeşil çayın işlenmesindeki ana fark
çay sürgünlerinde bulunan
polifenoloksidaz enziminin ilk ısıtmayla inaktivasyonu ve
öncelikle
fermantasyonun önlenmesidir. Pestisitlerin bozunması, imalat
süresince yeşil
yaprakların konulduğu alandaki termal ayrışma ve evaporasyon
sayesindedir.
Çay
genç,
körpe sürgünlerden üretilir ve çayda ki her
bir birim yaprağın yüzey alan
ağırlığı, diğer ürünlerden çok daha yüksektir. Bu
nedenle, çay yaprakları
üzerindeki pestisit tortusu, aynı dozajda uygulandığı zaman diğer
ürünler
üzerinde bulunandan da daha yüksek olacaktır. Bunun yanında
bazı hallerde çayda
kalıntı problemi olmayabilir, çay ocakları üzerine
pestisitler uygulandıktan
sonra imalat işlemi süresince ve ayrıca yağış, çiy,
evaporas yon, fotoliz,
biyolojik bozunma, büyüme, seyrelme, pestisitlerin yanlış
zaman aralığında
püskürtülmesi, çay yapraklarının hasat edilmesi
vb. gibi doğal faktörlerin bir
sonucu olarak kayıplar olur.
Taze
yeşil
çay yaprakları (iki yaprak ve bir tomurcuk) toplandıktan sonra
soldurma ,
kıvırma ve kurutma gibi basamakların olduğu bir imalat prosesine tabi
tutulur. Geleneksel
imalatın tüm basamaklarında pestisit kaybı için olanaklar
vardır. Siyah çay
üretiminde yaprakların hafif bir sıcak hava akışı altında
soldurulması büyük
bir ağırlık kaybıyla sonuçlanır. Bundan sonrada mekanik kıvırma,
fermantasyon
ve kurutmaya tabi tutulur. Çay
son olarak
100 oC’den yüksek bir ısıda kurutulur ve bu ısı bazı pestisitlerin
termal
ayrışmasında önemlidir. Ayrıca ürünleri kurutma işlemi
çayda dördüncü bir
konsantrasyon faktörüdür. Bu nedenle, teorik olarak
pestisitler imalat
süresince kayba uğramıyorsa çay imalarındaki benzer
konsantrasyon faktörleri
tarafından ve hasat zamanında çay sürgünlerin deki
pestisit kalıntılarının
artıyor olmasından kaynaklanabilir. Chen ve Wan; çoğunlukla
imalat
prosesindeki kurutma süresince çayda ki pestisit
kalıntılarının %30–60
azaldığını rapor etmiştir. Ayrıca, literatürlerde taze meyvelerin
işlenmesinde
pestisit kalıntılarında benzer bir azalmadan söz edilmektedir.
Bazı çalışma
grupları tarafından organik fosforlular üzerinde pişirmenin etkisi
de rapor
edilmiştir. Yukarıdaki
bilgi ile bağlantılı olarak, hem yeşil hem de siyah çaylarda
imalat süresince
pestisit kalıntılarının kayb/durağanlığı bu araştırmayla tarafsızca
incelendi. Pestisitlerin üç grubu çay üzerinde
kullanım için onaylanmıştır ve
çalışma için bunları temsil edenler seçilmiştir.
Temelde farklı özellikleri
yüzünden çay endüstrisinde geniş çapta
kullanılanlar; quinalphos, dimethoate (organik fosforlu), dicofol
(organik klorlu) ve deltamethrin (pyrethroid=kontak
etkili
insektisit) dir. Deney Hindistan
orthodox siyah ve yeşil çayı, aşağıdaki standart imalat
prosedürü kullanılarak
laboratuarda orthodox siyah ve yeşil çay imalat basamaklarını
içeren mini
imalat ünitesinde üretildi. Orthodox
siyah çay : Yeşil yaprak
: Taze yeşil yapraklar (iki yaprak ve bir tomurcuk) elle toplanarak
ilerideki
İşlem
basamaklarına tabi tutuldu.
Soldurma (I. Adım) : Yapraklar (sürgünlerdeki nemi uzaklaştırmak için) soldurma tekneleri üze rine serildi ve 15–20 saat süreyle %50–55 solma gerçekleştirmek için 30– 35 oC’lik hava kullanılarak solmaya bırakıldı. Kıvırma (II. Adım)
: Solmuş yapraklar öz suyu açığa
çıkarmak için dokular bükülerek ve yırtılarak kıvrıldı.
Kıvırmada yaklaşık 30
dk süreyle, presli bir Piezy kıvırma (Punjab Engineering
LTD, Jorhat Assam, Hindistan) kullanıldı. Kıvırmadan
sonra yaprakların
nem
içeriği değişmedi ve yaklaşık olarak solmuş yapraklardakiyle
aynı kaldı.
Fermantasyon
(III.
Adım) : Fermantasyon
için, kıvrıldıktan sonra orthodox “dhool” ince
bir tabaka
halinde
yayıldı ve 1–2
saat süreyle 25–30 oC de ve % 95 nispi nemde
oksidasyona bırakıldı. Yeşil
Çay : Yeşil
yaprak : Yeşil çay yapmak
için hasar
görmemiş taze yeşil yapraklar (iki yaprak ve bir
tomurcuk) seçildi.
Mikrodalga
ısıtıcı
(I.
Adım):
Yeşil yapraklar, 3 dk süreyle 2450 MHz ’lik (Kelvinator
India Ltd
’in Model T-23 Mumbai,
Hindistan) bir optimum süper yüksek frekans kullanılmak suretiyle
mikrodalga enerjiye maruz bırakıldı ve
sonra oda
sıcaklığında soğutuldu. Yapraklar yeşil kaldı ve yüzeyleri nemsiz kuru
görünümlüydü.
Dehidrasyon (II. Adım): % 45 nem’e ulaşmak için yapraklar, 65 – 75 oC’lik bir sıcak hava akımında kurutuldu. Kıvırma (III.
Adım) :
Farklı basınçlarda 20 dk süreyle
geleneksel bir Piezy kıvırma ile kıvırma işlemii yi
bükülmüş yeşil
yapraklar ile
sonuçlandı. Kurutma (IV.
Adım) :
Kıvrılan yapraklar, % 5 – 6 ‘lık son nem içeriğine
kadar 95 – 100 oC’de sıcakhava
kullanılan bir kurutucuda
kurutuldu. Model Sistem Yapraklar
üzerindeki pestisit kalıntılarının termal bozunması ve
buharlaşmasına, kurutma
işleminin ektisine değerlendirmek için bir deneme modeli
kullanıldı. Çalışmada
(aseton’da çözünmüş), püskürtmeden 24
saat sonra yeşil çay sürgünlerinde
bulunan miktarlarla aynı konsantrasyonda olduğu bilenen pestisit
standartlarının, biri kapağında bir delik ve diğeri kapağı kapalı iki
vidalı
kapaklı vial içine yerleştirildi. Vialler yaprak kurutma
için yukarıda
tanımlanan kurutma şartlarına tabi tutuldu. Ayraçlar ve
Cihazlar Standartlar,
Simga Kimyasal Şti. (St. Louis, USA ‘dan (saflık > %98) elde
edildi.
Kullanılan diğer tüm solventler ve kimyasallar E-Merck ‘den temin
edilen
analitik ayraç sınıfın daydı (Merck India, Mumbai, İndia). Quinalphos
ve dimethoate, HP–1 erimiş silika jel kapiler kolonda (30 m
uzunluğunda x
0.25 mm çapında x 0.25 µm tabaka kalınlında) NPD ile
belirlendi. Çalıştırma
koşulları, enjektör sıcaklığı 220 oC , dedektör sıcaklığı 200
oC, fırın
sıcaklıkları; başlangıçta 2 dk süreyle 150 oC’de tutuldu
ve sonra 10 oC/dk ile
300 oC’ye yükseltildi ve 5 dk süreyle tutuldu. Taşıyıcı gaz ;
20 mL/dk ‘lık
akış hızı ile azot, enjeksiyon hacmi de ; 2 µL Dicofol
ve
deltamethrin, erimiş methyl silikon’la kaplı kapiler kolonda (25 m
uzunluğun
da x 0.2 mm çapında x 0.25 µm film kalınlığında) ECD ile
belirlendi. Çalıştırma
koşulları, enjektör sıcaklığı 250 oC,
dedektör sıcaklığı 300 oC, fırın sıcaklığı başlangıçta 5 dk
süreyle 200 oC’de
tutuldu ve sonra 4 oC/dk ile 280 oC’ye yükseltildi ve 10 dk
süreyle tutuldu.
Taşıyıcı gaz 2.0 mL/dk ‘lık akış hızı ile azot, enjeksiyon hacmi de ; 2
µL Pestisitlerin
ölçümlenmesi, 0.9991–0.9998 aralığındaki korelasyon
katsayısı ile uygun
linearitenin gerçekleştiği 0.1–5
ppm
arasındaki düzeylere kadar aseton’la stok çözelti
seyrelti lerek kürve
standartları kullanıma hazırlandı. Tarlada ki denemelere konulmadan
önce her
bir doku tipi (yeşil yaprak, kıvrılmış, fermente olmuş ve kurutulmuş)
aktif
bileşence beş tekrarlı olarak 1, 2 ve 5
ppm’lik zenginleştirmelerle geri alma çalışması yapıldı. Bu
örnekler, esktraksi
yondan önce dokulara standartların bilinen miktarları ilave
edilerek
hazırlandı. Ekstraksiyon aşağıda tanımlandığı gibi yapıldı ve her bir
ekstrakt
gaz kromatografisine iki kez enjekte edildi. Cihazın performansı,
örneklerle çalışmadan önce ve sonra
standart’ın (5 ppm) enjeksiyonu ile kontrol edildi. Geri almalar,
aseton’lu
eksternal standartlar ile pik alanının ortalaması karşılaştırılarak
ölçümlendi
ve matrix (analit) , zenginleştirilmemiş çay ekstraktlarından
hazırla nanla
ölçülerek kontrol edildi. Tüm doku tiplerinde %
90’dan daha fazla geri alma
elde edildi. Tarla
denemeleri : Tarla
denemeleri için her biri 100 ocak içeren bloklar (10x10)
rast gele blok
seçme deseni ile seçilmiştir. Çalışılan
pestisitler bir Knap–Sack püskürtücü
kullanılarak (püskürtme hacmi 400 Lt/ha)
püskürtülmüştür. Pestisitler
uygulandıktan sonra 7–10 günde bir hasat edilerek normal yolla
çay imal
edildi. Bununla birlikte bu çalışmada örnekleme, bitki
tarafından pestisitlerin
olası maksimum asimilasyonunu sağlamak için
püskürtüldükten 24 saat sonra
yapılmıştır ve analizler için 2 kg yeşil çay
sürgünü toplanmıştır. Örnek
hazırlama : Örneklerden
iyice karıştırıldıktan sonra alınan örnekler (her biri 10 gr ’lık
beş nüsha)
pestisit kalıntıları için analiz edildi ve kalan kısım iki
farklı imalat
işleminin uygulandığı yeşil ve siyah çaya işlendi. Her bir
adımda, benzer
miktarda örnek alınarak analiz edildi. Ekstraksiyon
ve temizleme prosedürü : Pestisitler,
modifiye Luke’s metodu kullanılarak ekstrakte edildi ve temizlendi.
Pestisitler, imalatın farklı aşamalarında 150 mL aseton ile çay
yapraklarından
esktrakte edildi (10 gr beş tekrarlı). Ekstrakt, solvent ile 1 saat
süreyle
mekanik olarak çalkalandı. Ekstraksiyon karışımı, Whatman No:1
filtre
kağıdından geçirilerek vakumla filtre edildi, kabuk (vakum
filtrede ki membran her seferinde 20 mL solventle iyice
yıkanmıştır ve birleştirilen
filtrat 250
mL ‘lik bir volümetrik balona aktarılarak hacmine tamamlandı.
Aktarıldıktan
sonra 250 mL, doymuş sodyum sülfat içeren ayrıştırma
hunisiyle 20 mL’lik
bölümler halinde ayrıştırıldı. Dimethoate
ve quinalphos pestisitleri üç kez 80 mL dichloromethane ile
yeniden ekstrakte
edildi ve esktrakt bir flash evaporatörde 40 oC’de kuruyacak kadar
konsantre
edildi. Kalıntı 5 mL n-hexane’de çözüldü ve
üzerinde Sonuç ve
Tartışma : Çay
işleme
esnasında adımlar farklılaştıkça, çay
sürgünlerindeki pestisit kalıntıları da
farklılıklar arz etmekteydi. Siyah çay üretimindeki
soldurma, yeşil çayda ki (mikrodalga) ısıtmanın yerini alır.
Pestisit kalıntılarını azaltmada, sonucu
etkileyen
çok önemli bir rol oynar. Bunun yanında, işleme
süresince su kaybına bağlı
olarak artan toplam ağırlık içerisinde pestisitlerin miktarını
(dört kat)
arttıranda aynı faktördür. Bununla birlikte, kurutma işlemi
süresince doku nun
içerdiği suya pestisit molekülleri girebilirken ısı,
bozunma ve evaporasyona
neden olabilir. Sonuçta azalma, genel olarak şu üç
etkene
bağlıdır; evaporasyon, termal
bazunma ve codistillation (codistillation
= ortak destilasyon). Suyun
evaporasyon süreci, pestisit destilasyonunu kolaylaştırdığından
kalıntının
azalma şansı kurutma süresince daha büyük olur. Her bir
pestisit, buhar basıncı
gibi fiziko–kimyasal özellikleriyle uyumlu olarak farklı
miktarlarda destile
edilir (Tablo 1). Buhar basıncı yüksek bileşikler, bitki
dokularına
püskürtüldükten sonra hızlı bozunur böylece
pestisit düzeylerinde azalmaya
imkan sağlar. Bunun yanında ön çalışmalar göstermiştir
ki, bu çalışmada
kullanılan iki organik fosforlu benzer oranda yüksek sıcaklıkta
hidroliz, pH
stabilitesi, uçuculuk ve bozunabilirlik derecelerine sahiptir.
Yukarıda sözü
edilenler imalat süresince pestisitlerin davranışlarını anlamaya
yardımcı olacak
temel prensiplerin bazılarıdır. Çay ürününde
farklı pestisitler için önerilen
dozaj farklı olduğundan veriler, konsantrasyon faktörü
dikkate alınarak ve
imalat süresince pestisitlerin yüzde kayıpları esasına
göre sunulmuştur.
Bu çalışmada
kullanılan farklı pestisitlerin sürekliliği (kalıcılığı )
üzerine farklı
işleme koşullarının etkisi Tablo 2 ve 3 ‘de gösterilmiştir.
Çalışma için
seçilen tek sistemik insektisit dimethoate’nin kalıntısının
kaybolma oranının
en yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Yeşil çay işleme
süresince %23.4 ve siyah
çayda %30.5 azalmıştır. Siyah çay imalatındaki kıvırma
ve fermantasyonun (II.
ve III. Adımlar) pestisit düzeylerindeki azalma veya artışa her
hangi önemli
bir katkı sağlamadığı görülmüştür. Bununla
birlikte, I.Adımda dimethoate kalıntısı; siyah çayda %52 (kayıp
%48), yeşil çayda %45 (kayıp %55) ile
sonuçlandı. Soldurma süresince (siyah çayın I.
Adımı) dimethoate’nin kaybı,
uçuculuğu ve işleme zamanına , yeşil çayda ise ısı
uygulamasına bağlıdır. Sıcak
hava (30–40 oC) ile 18 saat süreyle soldurma, suda ki
çözünebilirliğine ve
uçuculuğuna bağlı olarak pestisitlerin codistillation’u ile
sonuçlanır. Ayrıca,
üründe pestisitlerin yayılma oranıda aynı olmayabilir
(dimethoate sistemik
olduğu takdirde), bu, ürün dokuları içerisine işleyen
veya ürün üzerine
yapışan pestisitlerin dağılımına bağlıdır. Mikrodalga ısıtma yeşil
çayın
I.Adımı süresince, pestisitlerdeki azalma en yüksektir
çünkü, mikrodalga
partikülleri merkezlerinden ısıttığı için pestisitler
uzaklaştırılan su ile
azalacaktır. Yeşil çay işleme süresince dehidratasyonda
(II.Adım %39.8’e
kadar daha çok kalıntılar azalır. Kıvrılan çaylarda, son
kurutma sürersince her
iki işleme tekniğinin benzer uygulama tipi için aynı gidişatla
azaldığı gözlemlenmiştir. Quinalphos
kalıntıları, siyah ve yeşil çay imalatı süresince sırayla ;
%36 ve %28
azaldı. Bununla birlikte, I.Adım süresince (soldurma veya
mikrodalga ısıtma)
dimethoate ile karşılaştırıldığında buhar basıncı oldukça
düşük olan quinalphos,
siyah çay işlemede solan yapraklarda %45’lik kalıntı bakiyesi
meydana getirdi.
Yeşil çay işlemedeyse, ilk ısı uygulama sından sonra kalıntı
bakiyesi %46 ‘da
kaldı ve yine dehidratasyondan (yeşil çayda II.Adım) sonra % Dicofol’ün
durumu da, siyah veya yeşil çay imalatının içerdiği
farklı adımlarda sırasıyla
%48.0 ve %36.6’lık bir kalıntı ile sonuçlanırken,
başlangıçtaki pestisit
bakiyesi, I.Adımda siyah çayda %66 ve yeşil çay
imalatında %50 olmuştur.
Dicofol ’ün yüksek buhar basıncı evaporas yondan çok
termal bozunmada meydana
geldi. Deltamethrin’in durumu, çalışılan diğer pestisitlerle
karşılaştırıldığında sırasıyla, siyah ve yeşil çay imalatı
sürerince (%43.0), (%32.0) kalıntısındaki azalmanın en az olduğu
gözlemlendi.
Volatilizasyon (buharlaşma) deltamethrin için dağılmanın
önemli bir yoludur. Uzun
yarılanma ömrü ve suda çözünmeme, kullanılan
organik klorluları hızlı
bozunmadan koruyan iki özelliktir. Pestisitlerde
maksimum kayıp ısıtma süresince meydana geldiği için,
pestisit kayıplarının
davranışı üzerinde ki öngörüleri test etmek
için bir model sistemde kurutmanın
etkisi incelen miştir. Termal bozunma ve evaporasyonun etkilerini
görmek için,
vidalı kapakları açık ve kapalı viallerle bir deneme yapıldı
(Tablo 4).
Dimethoate ve quinalphos için her iki vial’de de pestisitlerin
azaldığı
gözlemlendi ancak, ilk olarak evaporasyona bağlı kayıp (%67.2),
termal
bozunmaya bağlı kayıptan (%60.0) daha yüksek olmuştur.
Quinalphos için
gerçekleşen kalıntı, termal bozunma ve evaporasyonda sırasıyla
%63.4 ve %57.8’le sonuçlanırken termalliğe karşı dimethotae’den
daha
dayanıksız olduğunu
kanıtladı (Tablo 4). Yukarıda tanımlanan iki faktörün
etkileri
karşılaştırıldığında, doğalarındaki farklılığa rağmen kalıntı kayıpları
oldukça
benzer sonuçlara sahipti.Deltamethrin’in
termal yolla bozunabilirliği %13.8 ’lik pestisit kaybıyla daha azken,
evaporasyon süresince kaybının daha çok olduğu (%46.0)
gözlemlenmiştir.
Bununla birlikte, termal dayanıksızlığına bağlı olarak dicofol
kalıntısındaki
azalmanın (%44.6) evaporasyona bağlı kaybı (%23.8) geçtiği
gözlemlenmiştir (Tablo 4).
Pestisit
türlerinin kalıntı düzeylerinde imalat süresince kayıp
meydana gelmiyorsa, her
iki imalat işleminde ki dörtlü faktörden (her iki
imalat işlemindeki dört adımdan) kaynaklanan bir artış olabileceği
beklenir. Bu çalışmada siyah
çayda
soldurmada ki hava ısısından çok daha yüksek oluşuna (60–75
oC) bağlı
olarak dehidrayonda daha çok su kayboldu ve yeşil çay
imalatı süresince
başlangıçta uygulanan ısıtma sonucunda pestisit düzeyleri
büyük ölçüde azaldı.
İmalat süresince pestisit kalıntılarında ki azalma, pestisitlerin
fiziko–kimyasal özellikleri nedeniyle meydana geldi bu, model
sistem
örneğinde
kanıtlandığı gibi; evaporasyon, codistillation ve termal bozunmadır. Normal
uygulamada çay, pestisitler püskürtüldükten
sonra 7–10 günden önce hasat edilmeyen
yapraklardan üretilmiyor ise de bu çalışma, çay
imalat işlemi süresince
pestisitlerin akıbetini anlamak için bir model olarak hizmet
etmiştir. Çalışma
kalıntı düzeyleriyle ilgili bir anlayış geliştirmemize yardımcı
olmuştur.
Tercüme:
Kamil Engin İSLAMOĞLU, Ziraat Mühendisi, E-Mail |