|
Verimsizleşen
Çay Plantasyonunun Yönetimi Çay
Ekolojisi Rehberi Michael R. Zeiss,
Koen den
Braber CIDSE, I.P.O. Box Bazı
verimsizleşen çay tarlalarında aşağıdaki problemler
görülmeye başlar ; -Zayıf ocakların ölümünden kaynaklanan boş noktaların sayısı artar -Hastalıklı ve ince dallar oluşur -Köklerin ve sürgün uçlarındaki hastalıkların oranı artar -Toprağın besinleri miktarı azalır -Çay bitkileri üzerindeki verimsiz dokuların (kahverengi ve odunsu) oranı artar -Koltuk altı tomurcukları ve tomurcuklar küçülür ve seyrelir. Bu problemlerin kombinasyonuna genel olarak bozulan ( verimsizleşen ) çay denir. Kimi zaman
yaşlana çay adı da kullanılır. Bununla
birlikte, gerçek yaşında olmasına rağmen problemlerin olası
nedenleri daha çok
plantasyonun kötü yönetimidir. Bu, hala verimli ve
sağlıklı olan 1958’de
dikilmiş bazı plantasyonlardaki olgu ile kanıtlanmıştır. Verimsizleşen
çay, gençleştirme denilen uygulamaların bir kombinasyonu
ile yönetilebilir ki
bu bozulan bir tarlanın verim kapasitesini geliştirir ve bozulmayı
durdurur.
Gençleştirmenin içeriği; -Ocağın hasarlı bölümleri ile hastalık bulunan bölümlerini kaldırmak. -Verimsiz veya ölü ocakları kaldırmak ve yerlerine yeniden diklim yapmak -Besleyici köklerin ve sürgünlerin hızlı bir şekilde yeniden büyümesini desteklemek için toprağı ıslah etmek Verimsizleşen bir tarlayı gençleştirmeden önce, ilk olarak yeni bitki dikiminin mi yoksa bitki transferinin mi (kaliteli klonların olgun bitkilerinin kökünden sökülüp verimsizleşen tarlalara dikilmesi) daha iyi olacağına karar verilmesi gereklidir. Gençleştirme, ağır budama dan sonraki 7.yılda verimi % 10 – 25 oranında arttırır. Ancak yeni bitki dikimi ve bitki transferi muhtemelen verimi daha çok arttıracaktır. Ayrıca bitki transfer edilen tarlalar 10 yıl süreyle verimli kalacakken, gençleştirilen tarlalar uzun süre ekonomikliklerini yitirecektir. Genel olarak, ocağının % 30’undan fazlasını kaybeden veya kök hasalıkları ile yoğun bir şekilde bulaşmış olan tarlalarda ( gençleştirme yerine ) bitki transferi daha uygundur. Uzun
süreli yararının yanı sıra, kısa süredeki nakit akışı da
üzerinde düşünülmesi
gereken diğer bir kondur. Bitki transferi ile tarlaya dikim yapmak ve
yeni
bitki dikmenin maliyeti karşılaştırılmalıdır. Phu Tou’da 1999 TOT eğitimi süresince gençleştirme
üzerine yapılan bir denemede, tarlanın gençleştirilen
bölümünün gençleştirmeden
sadece 8 ay sonra, gençleştirilme öncesinden daha verimli
olduğu tespit
edilmiştir. Her
bir çiftçi kısa dönemde ihtiyaç duyduğu
geliri dikkate alarak gençleştirmeye
karşılık yeni bitki dikiminin karlılık potansiyelini
değerlendirecektir.
Sonuçta, bir çay ocağında gençleştirme budamasının
sadece yılda bir kez
yapıldığına dikkat edilmelidir. Bir tarlaya daha önce
gençleştirme budaması
uygulanmış ancak tekrar bozulma olmuşsa, oraya bitki transferi daha
uygundur. 1.Yaşlı gölge ağaçlarını kaldırmak gerekiyorsa, çay ocakları budanmadan en az iki yıl önce ağaç kabukları halkalandırılmalıdır 2.
Yıl içerisinde budama yapılması planlanıyorsa, ticari aşamadaki
çay için
kimyevi gübre, çiftlik gübresi ve kompost uygulamak
önerilir. Budamadan önce 5
– 6 ay içinde gübreleme durdurulmalıdır (Temmuz veya
Ağustos’a kadar). 3.
Budamadan önce 6 – 8 hafta süreyle tarla dinlenmeye
bırakılır. Ekim ayı
ortasına kadar hasat sonlandırılmış olur. Bu, bitkinini yeniden inşası
için
gerekli enerjinin köklerde depolanmasını sağlar. 4.
Aralık ayı ortasından Ocak ayına kadar, çay ocaklarında doruk
alma
uygulanır (toplama
tablasının yaklaşık 5.
Doruk alma işlemini takiben, toprak yüzeyinden 15 – 20 cm‘lik bir
yükseklikten
ocaklar kesilir. Amaçlanan tamamen yeni bir toplama tablası
üretmek için
gövdenin üzerini tomurcuklarla kaplamayı teşvik etmektir.
Bazı uzmanlar “
akciğer’ler “ (bitkisel solumun) olarak işlev görmeleri
için her bir ocağın
üzerinde budanmamış 3 – 4 dal bırakmayı önerir. Dallar
üzerindeki yapraklar
bitkiye enerji sağlamayı sürdürür ve bitkiye su ile
birlikte daha çok besin
maddesinin taşınmasına yardımcı olurlar. Bununla birlikte, bazı
uzmanlarda bu
dalların yeni sürgünlerin oluşumunu yavaşlattığını ileri
sürerek gerekli
görmezler. 6.
Ölü veya verimsiz her bir ocak sökülür.
Kök sistemlerini de olabildiğince
kaldırılır. Ocaklar kök çürüklüğü ile
enfekte olmuşsa olabildiğince çok kök
bölgesi toprağı da kaldırılır. Açılan çukura
kireç veya odun külü uygulanarak
kök çürüklüğünden geride kalanlar
öldürülmüş olur. 7.
Her bir sağlıklı ocağın üzerinde bulunan, tüm ölü
ve kuru dallar aşağıdaki
sağlıklı odun dallarına kadar kesilir. Bu durumda, yakın dalların
birleşme
noktasından ölü dokuları kesmek ve birleşme bölgesinin
aşağısından kesmek
gerekebilir. Kesilen tüm odunsu dallar tarladan kaldırılır. 8.
Tarlada ki drenaj, teraslama ve toprak koruma önlemlerini her biri
gözden
geçirilir. Daha sonra yeni bitkilerin dikileceği ocak yerleri
için zeminin
yüzeyi hazırlanır. 9. Her bir ocak
çukuruna 2 veya 3
güçlü fidan dikilir.
Çünkü çevresindeki olgun ocaklar fidanların
büyümesini sınırlandıracaktır. Trichoderma ile toprağı
geliştireceği göz
önünde bulundurularak ve fidanların kök
çürüklüğüne dirençlerini arttıracağı
için dikim çukurlarına bol miktarda kompost konulur.
Gölge ağaçları gerekliyse
(setler içerisine dikilen) yeni bitki dikimiyle aynı zamanda
dikilmiş
olmalıdır. 10.
Fidan aşamasında olan bir tarlada, bakım gereklidir. Ağır budamadan
sonra
yeniden gelişen ocaklar içinde dikkatli bir bakım gereklidir.
Özellikle,
toprağı geliştirmek için sıralar arasına yeşil gübre
bitkileri önerilmektedir. Yeni
diklen fidanların bakımı özel olarak (malçlama,
gerekiyorsa sulama vb)
yapılır. 11.
Sonraki yıllarda, yeni fidanlar budanacağı zaman olgun ocaklarla
rekabet
edebilmelerine olanak sağlamak için her zamanki seviyede,
toprağın
yukarısındaki budama yüksekliğinden budanır. Tek fidan
birkaç sürgün ile
sınırlı tabla üretimine neden olacağı için her bir ocak
boşluğuna 2 – 3 fidan
dikilmelidir. Ayrıca, fidanlara büyüyebilme alanı sağlamak
için fidanların
çevresindeki olgun ocakların yan dalları kesilebilir.
Tercüme: Kamil Engin İSLAMOĞLU, Ziraat Mühendisi, E-Mail
Kaynak : Tea IPM Ecological Guide, Chapter Six: Managing the Tea Crop Michael R. Zeiss, Koen den Braber Translated by Tran Thanh Nam , Published by CIDSE, April 2001 |